ÜCRETSİZ KARGO
ÜCRETSİZ KARGO
3D GÜVENLİ ALIŞVERİŞ
7 GÜNDE ÜCRETSİZ İADE
SERTİFİKALI ÜRÜNLER
BAKIM GARANTİSİ
ŞIK MÜCEVHER KUTUSU
Kuyumculukta montür, pırlantanın yerleştirildiği ve mücevher üzerinde sabitlendiği metal yapıyı ifade eder. Taşın hangi noktalardan tutulacağı, kenarlarının ne kadarının metal içinde kalacağı ve yüzük üzerinde hangi yükseklikte konumlanacağı montürün yapısına göre değişir. Pırlanta montür çeşitleri arasında tırnaklı, çerçeve, kanal, gömme, görünmez ve germe gibi farklı uygulamalar bulunur.
Montürün yapısı pırlantanın kesim formuna, fiziksel ölçülerine ve mücevherdeki taş yerleşimine göre hazırlanır. Tek bir merkez taş ile yan yana sıralanan küçük taşlarda aynı sabitleme tekniğinin kullanılması gerekmez. Tırnak, bezel, kanal, pavé ve flush gibi kuyumculuk terimleri de taşın metal yapı içerisindeki farklı yerleşim yöntemlerini tanımlar.
LAL Pırlanta'nın Kapalıçarşı atölyesinde her montür tekniği, taşın kesim formuna göre özel olarak hazırlanır.
Mıhlama, değerli taşın hazırlanan metal yapı üzerine yerleştirilmesi ve sabitlenmesi sırasında uygulanan kuyumculuk işlemidir. Montür ise taşın yer aldığı metal yapıyı tanımlar.
Günlük kullanımda tırnaklı montür, kanal montür veya pavé montür gibi ifadeler kullanılır. Teknik açıdan montür taşıyıcı yapıyı, mıhlama ise taşın bu yapı içerisine yerleştirilme ve sabitlenme yöntemini açıklar.
Metal yapı, pırlantayı mücevher üzerinde belirlenen konumunda tutar. Taşın dış çevresinin hangi bölümlerinin metal tarafından kavrandığı kullanılan montür tekniğine göre değişir.
Montürün temel işlevleri arasında pırlantanın sabitlenmesi, taşın belirlenen yükseklikte konumlandırılması ve kenar ya da köşe bölgelerinin metal yapı içerisinde tutulması bulunur. Birden fazla taş kullanılan tasarımlarda montür, taşların birbirine göre nasıl sıralanacağını da belirler.
Pırlantanın en geniş dış çevresi kuyumculuk terminolojisinde girdle, Türkçede kemer bölgesi olarak adlandırılır. Tırnakların veya çerçeve yapısının taşla temas ettiği noktalar değerlendirilirken bu bölüm önem taşır.
Pırlantanın ışık performansında temel unsurlardan biri kesim özellikleridir. Fasetlerin oranları ve birbirleriyle ilişkisi, ışığın taş içerisinde nasıl hareket ettiğini ve gözlemciye nasıl geri döndüğünü etkiler.
Montür ise taşın çevresinde bulunan metal miktarını, pırlantanın konumunu ve hangi bölümlerinin açıkta kaldığını değiştirir. Tırnak sayısının azalması veya artması tek başına pırlantanın daha parlak olacağı anlamına gelmez.
Taşın yüzeyinde zaman içerisinde biriken yağ, krem veya benzeri kalıntılar da görünümü etkileyebilir. Parlaklık değerlendirilirken pırlantanın kesim özellikleri ve temizliği montürden ayrı ele alınmalıdır.
Taşın metal yapı üzerinde nasıl sabitlendiğine göre farklı pırlanta montür çeşitleri kullanılır. Tırnaklı, bezel, kanal, gömme, görünmez ve germe sistemleri bunlardan bazılarıdır. Pavé ise çok sayıda küçük taşın yüzeye yakın aralıklarla yerleştirilmesinde kullanılan mıhlama düzenlerinden biridir.
|
Montür veya Mıhlama Tekniği |
Taş Nasıl Sabitlenir? |
Temel Yapısı |
|
Tırnaklı (Prong) |
Metal tırnaklarla tutulur |
Taş belirli noktalardan kavranır |
|
Çerçeve (Bezel) |
Metal, taşın dış çevresini sarar |
Kemer bölgesinin daha büyük kısmı metal içinde kalır |
|
Kanal (Channel) |
Taşlar iki metal duvar arasına yerleştirilir |
Yan yana sıralanan taşlarda kullanılır |
|
Pavé |
Küçük metal boncuk veya tırnaklarla sabitlenir |
Çok sayıda küçük taş yakın aralıklarla yerleştirilir |
|
Gömme (Flush) |
Taş metalde açılan yuvaya yerleştirilir |
Taş yüzeye yakın konumlanır |
|
Görünmez (Invisible) |
Taşlar alttaki metal konstrüksiyona yerleştirilir |
Üst yüzeyde belirgin tırnaklar görülmez |
|
Germe (Tension) |
Metalin uyguladığı basınçla tutulur |
Taş iki metal bölüm arasında konumlanır |
Pırlantayı çevresindeki metal uzantılarla tutan sistem tırnaklı montür olarak adlandırılır. İngilizce kuyumculuk terminolojisinde prong setting ifadesi kullanılır.
Merkez taşlarda dört veya altı tırnaklı uygulamalar sık görülür. Dört tırnak kullanıldığında taş çevresindeki temas noktalarının sayısı azalır. Altı tırnakta ise sabitleme noktalarının sayısı artar.
Tırnakların ölçüsü ve konumu taşın kesim formuna ve fiziksel ölçülerine göre hazırlanabilir. Yuvarlak, oval veya köşeli pırlantalarda aynı tırnak düzeninin kullanılması zorunlu bir standart oluşturmaz.
Montür yapısı; taşın kesimi, ölçüsü ve mücevherdeki yerleşimiyle birlikte değerlendirilir. Farklı montür uygulamalarını gerçek tasarımlar üzerinde incelemek için pırlanta tektaş yüzük modellerine göz atabilirsiniz.
Sabitleme noktalarının sayısı iki yapı arasındaki temel farktır. Dört tırnaklı montür pırlantayı dört noktadan, altı tırnaklı montür ise altı noktadan kavrar.
Dört tırnaklı montürde metal, taşı dört ayrı bölgeden kavrar. Altı tırnaklı montürde ise pırlanta çevresinde daha fazla tırnak bulunur. Bu fark, taşın formunun gözle nasıl algılandığını etkileyebilir.
Seçim yalnızca karat ağırlığına göre yapılmaz. Pırlantanın çapı, kesim formu, tırnakların ölçüsü ve montürün genel yapısı birlikte değerlendirilir.
İnce ve kalın tırnak ifadeleri, pırlantayı kavrayan metal bölümlerin fiziksel yapısını tanımlamak için kullanılır. Tırnakların ölçüsü taşın boyutuna, kesim formuna ve hazırlanacak montürün konstrüksiyonuna göre değişebilir.
Yalnızca tırnağın ince veya kalın olmasına bakılarak pırlantanın güvenliği, karat ağırlığı ya da olduğundan daha büyük görüneceği konusunda genel bir kural oluşturulamaz.
Taşın sabitlenmesi değerlendirilirken tırnağın ölçüsü kadar taşla temas ettiği nokta, tırnak sayısı ve metal yapının durumu da önem taşır.
Taşın dış çevresinin metal bir kenarla sarıldığı yapı bezel montür veya çerçeve montür olarak adlandırılır. Metal, pırlantanın girdle adı verilen kemer bölgesinin tamamını ya da belirli kısımlarını çevreleyebilir.
Tam bezel uygulamasında metal çevre boyunca devam eder. Kısmi bezel uygulamasında taşın bazı bölümleri açıkta kalır.
Pırlantanın dış kenarının daha büyük bölümünün metal içerisinde bulunması, bezel ile tırnaklı montür arasındaki temel yapısal farklardan biridir.
Birden fazla taşın iki metal duvar arasındaki kanala sıralandığı uygulamaya kanal montür adı verilir. İngilizce terminolojide channel setting olarak geçer.
Taşlar yan yana yerleştirilir. Taşların arasında klasik tırnaklı montürlerde görülen ayrı metal tırnaklar yerine kanalın iki kenarı sabitleme görevini üstlenir.
Bu teknik, küçük taşların sıra halinde devam ettiği mücevher bölümlerinde kullanılabilir. Taşların ölçüleri ile kanal genişliğinin uyumu mıhlama aşamasında değerlendirilir.
Küçük pırlantaların yüzeye yakın aralıklarla yerleştirildiği mıhlama düzeni pavé olarak adlandırılır. Taşlar küçük metal boncuklar veya tırnaklarla sabitlenir.
Çok sayıda küçük taş kullanıldığı için her taş için hazırlanan yuva ve sabitleme noktaları uygulamanın bir parçasıdır. Pavé merkez taşın çevresinde, yüzüğün gövdesinde veya belirli bir bölümünde kullanılabilir.
Pavé taşların sabitlenme tekniğini açıklar. Halo ise merkez taşın çevresindeki küçük taşların yerleşim düzenini tanımlar.
Taşın metal yüzey içine açılan yuvaya yerleştirildiği teknik gömme montür olarak adlandırılır. İngilizce karşılığı flush setting şeklindedir.
Pırlantanın üst bölümü metal yüzeye yakın konumlanır. Taşın çevresindeki metal sabitleme amacıyla şekillendirilir.
Tırnaklı montürde taş yüzük gövdesinden daha fazla yükselebilirken gömme uygulamada taşın önemli bir bölümü metal yapı içerisinde yer alır.
Küçük taşların alt bölümlerinde hazırlanan oluklar aracılığıyla metal konstrüksiyona yerleştirildiği uygulama görünmez montür olarak bilinir. İngilizce kuyumculuk terminolojisinde invisible setting adı kullanılır.
Taşların üst bölümüne bakıldığında klasik tırnaklı yapılardaki gibi belirgin metal bağlantılar görülmez. Taşlar birbirine yakın şekilde sıralanabilir ve sabitleme yapısı büyük ölçüde alt bölümde kalır.
Bu teknik özellikle ölçüleri birbirine uyumlu küçük taşların bir arada kullanıldığı düzenlerde uygulanabilir.
“Tırnaksız montür” ifadesi tek bir sabitleme tekniğini tanımlamaz. Klasik metal tırnakların kullanılmadığı farklı montür yapıları bu şekilde ifade edilebilir.
Bezel, kanal, gömme, germe veya görünmez montürlerde taşlar klasik prong yapısından farklı yöntemlerle sabitlenir. Her teknikte taşı metal yapı içerisinde tutan sistem farklıdır.
Bu yüzden tırnaksız montür ifadesiyle karşılaşıldığında hangi sabitleme yönteminin kullanıldığının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Metal yapının oluşturduğu basınçla taşı iki bölüm arasında tutan sistem germe montür olarak adlandırılır. İngilizce terminolojide tension setting ifadesi kullanılır.
Pırlanta iki metal uç arasında konumlanır. Sistemin yapısı metalin özellikleri, taşın fiziksel ölçüleri ve montürün konstrüksiyonuyla ilişkilidir.
Germe montür, klasik tırnak veya bezel sistemlerinden farklı bir sabitleme prensibine sahiptir.
Taşların tasarım içerisindeki yerleşimi halo kavramının temelini oluşturur. Halo, merkez pırlantanın çevresine daha küçük taşların dizildiği düzeni ifade eder. Pavé ise küçük taşların metal yüzeye sabitlenmesinde kullanılan mıhlama tekniklerinden biridir.
Bir halo tasarımında çevredeki taşların sabitlenmesi için pavé tekniği kullanılabilir. İki terimin aynı mücevher üzerinde birlikte görülmesinin nedeni budur.
Tektaş, üçtaş ve halo ifadeleri taşların genel yerleşimini anlatır. Tırnaklı, bezel ve kanal gibi kavramlar ise taşların metal yapı içerisinde nasıl tutulduğunu açıklar.
Taşın yüzük gövdesinden ne kadar yukarıda konumlandığı montür yüksekliği olarak değerlendirilir. Yüksek profilli montürlerde merkez taş metal gövdenin üzerinde daha fazla yükselir. Alçak profilli montürlerde pırlanta yüzük gövdesine daha yakın konumlanır.
Yükseklik arttıkça pırlantanın yan bölümleri daha fazla açıkta kalabilir. Taşın gövdeye yakın bulunduğu yapılarda dışarı doğru uzanan bölüm daha kısa olur.
Günlük kullanım sırasında kumaş, saç veya farklı yüzeylerle temas ihtimali açısından montür yüksekliği önem taşıyabilir. Başka bir yüzükle yan yana kullanım planlandığında da montürün profil yüksekliği ve gövde yapısı birlikte değerlendirilir.
Montür ve çevredeki taş düzeni, pırlantanın gözle algılanan alanını etkileyebilir. Merkez taşın gerçek karat ağırlığı ve fiziksel ölçüleri ise değişmez.
Halo düzeninde merkez taşın etrafındaki küçük pırlantalar toplam taş yüzeyini genişletir. Bezel yapısındaki metal sınır veya tırnaklı montürde taş çevresinde görünen metal miktarı da dış hattın algılanışını değiştirebilir.
“İnce tırnak taşı büyük gösterir” veya “kalın tırnak taşı büyütür” gibi tek bir özelliğe dayalı genellemeler yerine taşın çapı, kesim formu, çevresindeki taş düzeni ve montür yapısı birlikte değerlendirilmelidir.
Taşın dış hattı, uçları ve köşeleri montür hazırlanırken dikkate alınan özellikler arasındadır. Yuvarlak bir pırlanta ile damla, markiz, kalp veya prenses kesimin dış çevresi aynı değildir.
V biçimli tırnaklar, belirgin uç veya köşe içeren bazı kesimlerde ilgili bölgenin çevresini kavramak amacıyla kullanılabilir. Bezel veya kısmi bezel uygulamaları da taşın formuna göre hazırlanabilir.
Burada montür açısından önemli olan, taşın metal yapı içerisinde nasıl konumlandığı ve hangi noktalardan tutulduğudur.
Pırlantanın metal yapı içerisinde nasıl tutulduğuna bakılarak kullanılan montür hakkında bilgi edinilebilir.
Taşı belirli noktalardan kavrayan metal uzantılar tırnaklı montürü, dış çevreyi saran metal kenar bezel montürü gösterir. Yan yana sıralanan taşların iki metal duvar arasında yer alması kanal montürün, taşın metal yüzey içine yerleştirilmesi ise gömme montürün temel göstergelerindendir.
Küçük taşların arasında üstten bakıldığında belirgin tırnak veya metal bağlantı görülmüyorsa görünmez montür uygulanmış olabilir. Çok sayıda küçük taşın küçük metal boncuklarla sabitlendiği yapılarda ise pavé mıhlama kullanılabilir.
Kullanım sırasında tırnaklar ve diğer metal bölümler farklı yüzeylerle temas edebilir. Montürün gözle incelenmesi, taşın sabitlenmesini sağlayan bölümlerde oluşabilecek değişikliklerin fark edilmesine yardımcı olur.
Kontrol sırasında şu işaretlere bakılabilir:
Listede yer alan işaretlerden birini fark ederseniz montürünüzü uzman ekiplere kontrol ettirebilirsiniz.
Değerlendirmede pırlantanın kesim formu, fiziksel ölçüleri, girdle bölgesi, taşın montür üzerindeki yüksekliği ve kullanılacak sabitleme tekniği birlikte ele alınır.
Merkez taşta tırnaklı veya bezel yapı kullanılabilirken mücevherin farklı bölümlerindeki küçük taşlarda kanal ya da pavé tekniği tercih edilebilir. Aynı tasarım içerisinde birden fazla mıhlama yönteminin bulunması mümkündür.
Montür seçimi, yalnızca görünüm üzerinden karar verilen bir konu değildir. Taşınızın kesim formuna en uygun montürü birlikte belirlemek için LAL Pırlanta ekibiyle görüşebilir veya mağazamızda taşınızı yerinde inceletebilirsiniz.
Aşağıda LAL Pırlanta müşterilerinden en sık gelen montür sorularını yanıtladık.
Pırlantanın mücevher üzerinde yerleştirildiği ve sabitlendiği metal yapı montür olarak adlandırılır. Tırnaklı, bezel, kanal, gömme, görünmez ve germe gibi farklı montür sistemleri kullanılabilir.
Montür taşı taşıyan metal yapıdır. Mıhlama ise pırlantanın veya başka bir değerli taşın bu yapı üzerine yerleştirilip sabitlenmesi sırasında uygulanan kuyumculuk işlemidir.
Çevresindeki metal tırnakların pırlantayı belirli noktalardan kavradığı sistem tırnaklı montürdür. Dört ve altı tırnaklı uygulamalar merkez taşlarda sık karşılaşılan seçenekler arasındadır.
Tırnak ölçüsü taşın fiziksel özelliklerine ve montürün yapısına göre belirlenir. Yalnızca ince veya kalın olmasına bakılarak tüm pırlantalar için geçerli bir tercih kuralı oluşturulamaz.
Dört tırnaklı yapıda dört, altı tırnaklı yapıda altı sabitleme noktası bulunur. Tırnak sayısı taş çevresindeki temas noktalarını ve görünen metal miktarını değiştirir.
Pırlantanın dış çevresinin tamamının veya belirli bölümlerinin metal bir kenarla sarıldığı yapı bezel montür olarak adlandırılır.
Pırlantanın metal içerisinde açılan yuvaya yerleştirildiği uygulamadır. Taşın üst bölümü metal gövdeye yakın konumlanır. İngilizce terminolojide flush setting olarak geçer.
Küçük taşların alt bölümlerindeki oluklar aracılığıyla metal konstrüksiyona sabitlendiği uygulamadır. Üstten bakıldığında taşların arasında klasik tırnaklar belirgin biçimde görülmez.
Tek bir teknik adı değildir. Bezel, kanal, gömme, görünmez veya germe gibi klasik tırnakların kullanılmadığı farklı sabitleme yöntemleri bu ifade altında değerlendirilebilir.
Pırlantanın yüzük gövdesine göre ne kadar yukarıda konumlandığını ifade eder. Yüksek profilde taş gövdeden daha fazla yükselirken alçak profilde gövdeye daha yakın yer alır.
Montür ve çevrede kullanılan taşlar pırlantanın gözle algılanan alanını etkileyebilir. Halo gibi çevre taşlı düzenlerde toplam taş yüzeyi daha geniş algılanabilir. Pırlantanın gerçek karat ağırlığı ve fiziksel ölçüleri değişmez.
Halo, merkez taşın çevresindeki küçük taşların yerleşim düzenini ifade eder. Pavé ise küçük taşların metal yüzeye yakın biçimde sabitlenmesinde kullanılan mıhlama tekniklerinden biridir.
Tırnak konumunda değişiklik, metalin kumaşa takılmaya başlaması, taşta hareket hissi veya montürde gözle görülebilen eğilme kontrol gerektiren işaretler arasındadır.
